Dipkarpazın İlk Ve Tek Forum Sitesi
5 Saniyede Üye Olun, Kıbrısın En Büyük Yerel Sayfasında Olmanın Ayrıcalıklarını Yaşamaya...






GÜNEŞ DİPKARPAZ'DAN DOĞAR VE TÜM KIBRISI AYDINLATIR.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Yeniden aktif olarak yayındayız, bizi izlemeye devam edin...
3500'ü aşkın Dipkarpaz hayranı burada... TIKLA---FACEDİPKARPAZ---TIKLA
Her türlü sorununuz için BURAYA TIKLAYARAK admine mesaj yollayınız...
Reklam alımlarımız başlamıştır. BURAYA TIKLAYARAK reklam verebilirsiniz...
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Saat
En son konular
» Alt Düzey
Paz Ekim 20, 2013 9:38 am tarafından Admin

» KANU SINAVINDA ÇIBİLECEK 9 AYRI GENEL KÜLTÜR TESTİ.
Paz Haz. 02, 2013 6:58 am tarafından Admin

» LOREENA MCKENNITT TÜM ALBÜMLERİ
C.tesi Mayıs 18, 2013 12:14 pm tarafından gurhand77

» Kamu Görevlileri Yasası indir...
Perş. Kas. 08, 2012 9:52 pm tarafından handan

» Sınırsız mp3 indirme sayfası
Paz Ekim 07, 2012 10:57 am tarafından Admin

» StadYum24WebTv
C.tesi Ekim 06, 2012 8:42 am tarafından Admin

» Mega Hafıza seti + Bio-Ritmik Largo ve Konsantrasyon Seti
Ptsi Haz. 18, 2012 5:10 pm tarafından bahabey_19

» Web Tv Plus 4.0 ( Lig Tv Ücretsiz İzleyin )
Paz Ekim 30, 2011 12:44 pm tarafından serhat58ist

» Dogan güneşin evi
C.tesi Tem. 16, 2011 10:28 pm tarafından konyalı

» Lady Gaga Live Video Collection | 2009-2011 | 1080i | HDTV
Paz Nis. 03, 2011 5:28 pm tarafından dipkarpazli

Görüntüler
DİPKARPAZ
Son Dakika
En iyi yollayıcılar
Admin
 
konyalı
 
dipkarpazli
 
gurhand77
 
brokroris
 
Önal_Dijital
 
niveni
 
hamza
 
smf-vb
 
lazudiye
 

Paylaş | 
 

 Hürriyet Gazetesi Dipkarpaz'da kahve sohbeti 22.02.2003

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 480
Yaş : 97
Points : 317
Reputation : 2
Kayıt tarihi : 08/11/07

MesajKonu: Hürriyet Gazetesi Dipkarpaz'da kahve sohbeti 22.02.2003   C.tesi Kas. 08, 2008 5:01 pm

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/02/22/252327.asp

Dipkarpaz'da kahve sohbeti




Dipkarpaz kasabası Karpaz Yarımadası'ndaki en son yerleşim alanı. Bu kasaba adada Rumlarla Türklerin iç içe yaşadığı iki bölgeden biri. Diğeri de Larnaka yakınlarındaki Pile köyü. Rumlar 1974 sonrasında bölgeden ayrılmamış.

1975'te Viyana'da yapılan nüfus mübadelesi sözleşmesinde Karpaz'da kalmak isteyen Rumlar'a eğitim hakkının tanınması ve her türlü desteğin verilmesi karar altına alınmış. Burada yaşayan Rumlar, Güney bölgesine rahatlıkla girip çıkıyor. Dipkarpaz'da 350 Rum, 1200 Türk yaşıyor. Daha önce buranın nüfusu 8 bin kişiyi buluyormuş. Rumların okulunda sadece 50 öğrenci eğitim görüyor.

Karpaz meydanında Türklerle Rumların kahveleri, tavernaları ve meyhaneleri karşı karşıya. Rumların kahvesinde 8-9 yaşlı adam oturmuş sohbet ediyor. Aralarında Zeki Altıoğlu (62) adında bir Türk var. Hepsi çocukluktan beri arkadaş. Zeki Altıoğlu, tüm ömrünü bu insanlarla birlikte geçirdiğini ve bugüne kadar hiçbir tatsızlık yaşamadıklarını söylüyor: ‘‘Bir grup kışkırtıcı gelip hayatımızı alt üst etti. Oysa güzel güzel yaşayıp gidiyorduk bu bereketli adada’’ diye hayıflanıyor.

Andreas Karpu onu onaylıyor. Andreas'a göre iki toplumun birlikte yaşaması pekala mümkün. Argasi Nigus itiraz ediyor: ‘‘Burada sorun yok ama iki tarafta da uçları savunan adamların sayısı hala çok fazla. Onlar bulunduğu müddetçe iki toplumun birlikteliği hep dinamitlenecek. Birlikte yaşayacak olgunluğa henüz ulaşmış sayılmayız.’’

Doğma büyüme Kıbrıslı olan Zeki Bey bir başka noktaya parmak basıyor: ‘‘Biz kendi aramızda yaşayıp gidiyoruz. Ama Türkiye'den gelenler Rumlara bizden daha fazla karşı görünüyor. Onların da Rumları kabullenmeleri gerekiyor. Türkiyeli ailelerin çocukları bu konuda daha hoşgörülü ama yaşlılar böyle düşünmüyor.’’

Papaz Zahariya, bütün hayatını adada geçirmiş. Din adamlarının barışı ve kardeşliği savunmaları gerektiğine inanıyor. İki toplum arasındaki diyaloğun arttırılmasının sorunları daha hızlı çözeceğini belirtiyor.

BU ÜLKE BOŞALIR

42 yaşındaki Dipkarpaz Spor Kulübü Başkanı Osman Kaba Trabzon'da doğmuş. Adaya 13 yaşındayken ailesiyle birlikte gelmiş. Ortaokulu Kıbrıs'ta okumuş. Hem balıkçı hem de turizm işiyle uğraşıyor. Karpaz Belediyesi'nin girişimleri sonucu restore edilerek kurtarılan eski evlerden oluşan Karpaz Arch Houses Oteli'nin müdürü. Eşi Ayşe Hanım Girneli bir ailenin kızı. Oğulları Ali 18, Hasan 10 yaşında. Sofi adlı köpekleri de bu şubatta sekizinci yaş gününü kutlamış.

Osman Kaba, evlendikten sonra eşiyle birlikte İngiltere'ye gitmiş ve ömrünün 10 yılını Londra'da geçirmiş. Kendisini Kıbrıslı hissediyor: ‘‘Bize gereken sadece iyi bir sistem. Yeni bir şey keşfetmemize gerek yok. Bu sistem de Avrupa'da mevcut. Adam gibi bir çözümden yanayım. Eğer akılları başlarına gelmeyip çözüm bulamazlarsa bu ülke boşalır. Her iki tarafın özellikle Rumlar'ın tarih kitaplarını değiştirmesi gerekiyor. Tarih kitapları düşmanca ibarelerle dolu. Ben adaya geldiğimde Rumları öcü gibi görüyordum. Karpaz'da onlarla yaşamaya başladığımda bizim gibi insanlar olduğunu fark ettim.’’

MANASTIRLAR RESTORE EDİLİYOR

Apostolos Anreas Manastırı, Karpaz, Yarımadası'nın en uç noktasında 4. yüzyılda kurulmuş adanın en eski dini merkezi. Kıbrıslı ortodokslar için bir nevi hac mekanı. Paskalya, noel ve yortularda dolup taşıyor. Ama uzun yıllardır bakımsız. BM Kalkınma Programı Projeler Dairesi (UNDP) bugünlerde manastır için bir onarım projesini hayata geçiriyor. Rahip ve rahibeler için yeni yapılar inşa edilmiş. Hristos ve Despina Toromonis kardeşler (solda) bütün ömürlerini bu manastıra vakfetmiş. Yıllardır bu ibadethanenin bekçiliğini yapıyorlar.

Şehit çocuğu gaziyi niye kızdırdı?

Lefkoşe'de bir mobilya mağazasında Kıbrıslılar etrafımızı çeviriyor. Aralarında Türkiye'den göç etmiş olanlar var. Dükkan Sahibi Halil Depreli bir şehit çocuğu. En çok Kıbrıs'ta yaşayan gazilere kızgın: ‘‘Ben şehit çocuğu olduğum halde üniversiteyi çalışarak okudum. Burada yaşayan gaziler oturdukları yerden maaş alıyorlar. Bu komşudaki yangını söndürmeye gelen bir adamın yangını söndürdükten sonra eve sahip çıkmasına benziyor. Benim babam şehit olmuş diye ben ayrıcalık istiyor muyum?’’

Halil Bey'in söylediklerine Ahmet Vural adındaki gazi hemen itiraz ediyor. 19 yaşında asker olarak Kıbrıs'a geldiğini, savaşta yaralandığını, sonra da bu toprakları çok sevip yerleştiğini söylüyor. Vural'ın eşi Kıbrıslı. Onun da Halil Bey gibi iki çocuğu var. Halil Depreli, Ahmet Vural'ın tıpkı Denktaş gibi çözümden yana olmadığını öne sürüyor. ‘‘Bak’’ diyor, ‘‘Bir toprak neden vatandır? Dedelerimiz burada doğmuştur, biz burada yetişmişizdir, siz de burayı benimsemişsinizdir. Ama benim çocuklarımdan birisi bile iş ve aş bulamadığı için bu ülkeyi terk edip giderse -ki gidenler dönmüyor- o toprak vatan olma özelliğini kaybeder. Senin çocuklarını da benimkileri de bu kısır döngü içinde işte böyle bir gelecek bekliyor.’’

Depreli, karşılıklı tavizler verilerek kalıcı bir barışa ulaşılabileceğini, iki toplumun bir arada, iç içe yaşayabileceğine inanıyor. ‘‘Fransızlarla Almanlar iki dünya savaşında da karşı karşıya kaldı. Ama şimdi sınırları kaldırdılar, barış içinde bir arada yaşayabiliyorlar. Neredeyse ortak ordu bile kuracaklar. Bunu biz niye yapamayalım?’’

Türk ve Rum kahveleri aynı meydanda

Pile, BM gözlemcileri ve kültürlerarası ilişkiler konusunda çalışan uzmanların sık sık ziyaret ettiği bir bölge. Çünkü burada Türklerle Rumlar 1571'den beri uyum içinde bir arada yaşıyor. Köyde 500 Türk 850 Rum ikamet ediyor. İngiliz hükümranlık alanı içinde ama BM gözetiminde. İngiliz ve Türk polisleri var ama kesinlikle üniforma giyip silah kuşanamıyorlar. Sadece BM polisi silahlı dolaşıyor. Bu durum 1974'ten beri sürüyor. Bugüne kadar kayda değer hiçbir tatsızlık yaşanmamış. Köyün bir Türk, bir de Rum muhtarı var. Taraflar yemekli toplantılarda sık sık bir araya gelip görüş alışverişinde bulunuyor.



Magosa'nın bitişiğindeki Maraş bölgesi 1974'ten önce Kıbrıs'ın en kalabalık ve müreffeh şehriydi. O dönemde 50 bin kişinin yaşadığı şehirde, Türkiye'deki yatak kapasitesinin toplamından daha fazla kapasiteye sahip oteller bulunuyormuş. 1974'te savaşın şiddetinin arttığı bir gece bütün halk kenti terketmiş. O geceden itibaren bütün hayat öylece donup, kalmış. Bölge yerleşime kapatılmış. Nükleer savaş filmlerinin platosunu andırıyor şehir. İnşaatların üzerindeki vinçler rüzgarın önünde salınıyor, camları kırılan evlerin renkleri solmuş perdeleri uçuşuyor. Çocuk parklarındaki salıncaklar rüzgarın plajdan sürüklediği kumlara gömülü.

BM PROJESİ 300 EVİ YENİLEYECEK

Lefkoşe'nin Rum tarafıyla Türk tarafı birbirinden çok farklı. Cenevizliler, Venedikliler ve Osmanlıların yerleştiği, birçok uygarlığın iz bıraktığı bölge kuzeyde yani Türk tarafında. Güneyde yüksek modern binalar, finans ve ticaret alanları var. BM Kalkınma Programı, Lefkoşe'nin Türk bölgesinde büyük bir restorasyon projesi yürütüyor. Kuzeydeki tarihi bölgede 300'ün üzerinde ev ve anıtsal yapı peyderpey onarılacak. Aynı anda yüzlerce mimar, mühendis ve işçinin 100 ayrı yapıda hummalı bir çalışma yürüttüklerini gördük.

Kıbrıs’ta 28 Şubat'a 5 gün kaldı

KKTC'de aylardır meydanları dolduran kitleler, çözüm diye haykırıyor. Kıbrıs meydanları Guinness Rekorlar Kitabı’na girecek kadar önemli kitle eylemine tanık oldu. Meydanları dolduran 60 bin KKTC vatandaşı, neredeyse ülke nüfusunun üçte biriydi.

40 yıldır Kıbrıs'ın başında bulunan Rauf Denktaş, ‘‘Bu memleket bizim. Umudumuz Çözüm’’ sloganıyla meydanları dolduranları ‘‘aldatılmışlar’’ olarak ilan edip ülkenin büyük çoğunluğunu düşmana hizmet etmekle suçladı. Eskiden olsa böyle bir suçlama karşısında bu küçük adanın Türkleri seslerini keser, siner otururlardı. Şimdi artık herkes sesini yükseltiyor.

Kıbrıs uzun zamandır dünyanın gündeminde. Tabii daha fazlasıyla Türkiye ve Yunanistan'ın. Bir aksilik olmazsa Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan bugün Ankara'da olacak, 24 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Abdullah Gül ile bir araya gelecek. Sonra da Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'la heyetler arası görüşmelere başkanlık edecek. BM Genel Sekreteri aynı düzeydeki görüşmelerin bir benzerini de Yunanistan'la yapacak.

Çünkü 28 Şubat'a beş gün kaldı. 28 Şubat 2003 her iki tarafın halkı için bir kader günü. Eğer üçüncü ve Yeni Annan Planı olarak söz edilen BM metni üzerinde anlaşma sağlanırsa adada yeni bir dönem başlamış olacak. Eğer anlaşma sağlanmazsa da Kıbrıs'ın kaderi yeni bir seyre girecek.

Bu kader gününe bir hafta kala Kıbrıs'taydık. Yetkililerle görüşmedik. Politikacıların görüşlerine başvurmadık. Kıbrıs Türk kesimini karış karış gezdik. Herkesle konuştuk. Kıbrıs'ın sivil halkı bir an önce çözüm istiyor. Yeni Annan planına umutla bakılıyor. Onlar için önemli olan refah ve barış içinde bir gelecek. Lefkoşe Rum kesiminde, Pile'de, Karpaz'da konuştuğumuz Rumlar da kararların bir an önce çıkmasını, barış içinde yaşamayı diliyor.

Gazilerle, şehit çocuklarıyla, papazlarla, işadamlarıyla, çiftçilerle, aydınlarla, gençlerle yaptığımız konuşmalar gerçeklerle başlayıp, hayaller, umutlarla noktalandı.

İşte size rakamların, silahların, tel örgülerin, sınırların, metrekare hesaplarının, siyasetin, diplomasinin gölgesinde yaşayan insanlar ve onların hikayeleri.

YARIN HÜRRİYETTE

Her sabah, gün ağarmadan Rum tarafına çalışmaya giden Türkler'in görülmemiş fotoğrafları.

Bellapais köyündeki dertli turizmci. Rum tarafında billboard'larda hálá kayıp arayanlar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dipkarpaz.forum6.biz
 
Hürriyet Gazetesi Dipkarpaz'da kahve sohbeti 22.02.2003
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dipkarpazın İlk Ve Tek Forum Sitesi :: HABER AKTÜEL :: Dipkarpaz & Karpaz Haberlei-
Buraya geçin: